DERİNKUYU YERALTI ŞEHRİ - GİZEMLİ YOLCULUK
Derin vadiler, esrarengiz peri bacalarından oluşan görüntüler ve şimdilik bilinen 36 adet yeraltı şehrinden oluşan Kapadokya’nın en büyük yeraltı şehri olan Derinkuyu’nun geçmişi, M.Ö. 3000 yıllarında Hitit dönemine dayanmaktadır. Roma baskısından kaçıp Mezapotamya üzerinden buraya yerleşen Hristiyanların yerleşim yeri olarak kullandığı söylense de halen gizemini korumaktadır.
Şu ana kadar 8 kat derinliğe inilebilen Derinkuyu Yeraltı Şehri, köylüler tarafından Melekler Şehri olarak tanımlanmaktayken, Eric Von Daniken 1982 yılında buraya gelmiş ve şehrin zamanında uzaylı istilalarına karşı korunmak için yapıldığı savını ortaya atmış.
Şehrin, titizlikle planlanmış mimari yapısı, havalandırma tünelleri ve su sarnıçlarıyla birlikte, o dönemde nasıl yapıldığı merak edilmekte, bölgenin diğer yeraltı şehirlerine bağlantıların olduğu düşünüldüğünden araştırmalar ve kazılar halen devam etmektedir.
Şehrin incelikle belirlenmiş girişindeki dar koridor boyunca ilerleyerek 5 metre aşağıda yer alan 1. kata ulaşılmaktadır. Yeraltı şehrinin en üst katını oluşturan bu 1. kat, şaraphanelere, oturma alanlarına, mutfak ve ahırlara ayrılmış.


2.kata ulaştığınızda yine aynı şekilde oturma odaları, erzak depoları ve bitiminde ahırla karşılaşacaksınız. Yavaş yavaş, burada yaşananları hayal etmeye başladığınızı farkedeceksiniz.
3. kata geldiğinizde ise şehrin incelikle planlanmış ve her katına ulaşan havalandırma boşluklarının merkezinin bulunduğu geniş bir alana ulaşacaksınız. Uzun tavanla kaplı ve diğer yeraltı şehirlerinde olmayan Misyoner Okulu’nu bu katta göreceksiniz. Ayrıca ibadethaneler, günah çıkarma ve mezarlık gibi alanlar bu katta sınıflandırılmış. Bu kısımdayken ucundan bakacağınız, 2 metre yükseklikte tavanı ve 4 kişinin yanyana yürüyebileceği 9 km uzunluğunda olduğu belirtilen tünelin, diğer yeraltı şehirlerine bağlandığı söylenmekte.
4. kata indiğinizde şehri kuşatan havalandırma kanalları, su sarnıçları ve kuyularının burada birleştiğini göreceksiniz. Bu kat, özellikle savunma ve sığınma amaçlı yapılmış olup muhafızların başında durduğu zindanların bulunduğu alanlardan oluşmaktadır.
5. kattan sonra havalandırma bacalarının farklı tünellere kıvrıldığı, dağıtım alanları ve odaların bulunduğu alanlar bulunmakta. Buradan sonra biraz daha darlaşan tünellerden geçerek 7. kata ulaşacak ve yeraltı şehrinin en geniş bölgesiyle karşılaşacaksınız. Burada geniş bir toplantı odası, kilise ve yeryüzüyle bağlantısı olmayan bir su kuyusunu görebilirsiniz. 8. kat ise şu an inilebilen en son kat. Burada havalandırma bacasının bağlandığı küçük bir oda bulunmakta olsa da, halen tüm şehrin yarısının inildiği söylenmekte.
Şehrin kusursuz mimarisinin ve ilmek ilmek oyulmuş kayalarının arasına inşaa edilen muazzam altyapısının, sizi hemen etkisi altına alacağına ve unutamayacağınız tarihi bir yolculuk yaşatacağına eminiz.
Bir kişinin bile zor sığdığı tünellerden geçip, korunma amaçlı yapılan insan boyutundaki devasa kapıları yakından görerek tarihe tanıklık etmek isterseniz, Derinkuyu Yeraltı Şehri’ni görmenizi tavsiye ederiz.
